Bursa Gezi ve Konaklama Rehberi

Bursa’nın isminin önünde sürekli bir sıfat mevcuttur, şehir her zaman “yeşil bursa” diye anılır. Bu sıfat hem doğasından, şehir merkezinin ağaçlarla süslü olmasından, uludağ’ından ve hem de yeşil cami ve yeşil türbe’den gelir. Osmanlı başkentlerinden biridir bursa; Medrese, han, hamam, kervansaray, imarethaneler, köprüler, çeşmeler, parklar, anıt olmuş çınar ağaçları, kapalıçarşısı, yaşanası güzellikteki evleri, osmanlı izlerini kaybetmeyen köyleri, şifalı thermal kapıcaları değerine değer katar.

Bursa dendiğinde akıla kendisiyle özdeşleşmiş ipek, kadife, kestaneşekeri, şeftali, kılıç kalkan oyunu, havlu ve bıçak gelmesi boşuna değildir. Bursa bütün bunları bünyesinde yaşatır ve yasatır. Müzeler kentidir bursa. Türkiye’nin ilk ve tek ormancılık müzesi, atatürk’ün türlü seferler kaldığı hünkâr köşkü müzesi, kentin zanaatkârlarının el emeğini yansıtan bursa şehir müzesi ile türkiye’nin otomotiv geçmişini gözler önüne seren Anadolu vasıtaları müzesi de burdadır.

Ulubat ( Apolyont ) Gölü her ne kadar tektonik çöküntüyle Oluşsa da burda yaşayanlara sorarsanız anlatırlar ki, apollonia kralı güzel kızını melde kralına vermemiş, o da kızıp odrysses Çayı’nı kente yönlendirip her yeri göl şekline getirmiş. İsteyen istediğine inansın gerçek bulunan apolyont’un güzelliği, farklı bir şey değil. Gölde manastır, kız, terzioğlı, nailbey isimli ada’ lar ve apolyont köyünün de bulunduğu adacık görülür. Köyün bulunduğu adaya, kıyıdan uzanan yarımadaya “taşkapı” ismi verilmiş olan dar bir boğumdan giriliyor. Taşkapı, sur kalıntıları, kız adası’ndaki manastırın temeli ve taş ile ahşabın karışımı eski rum evleri köyün geçmişini fısıldıyor. Göçmen kuşlar da burayı sever, kuluçkalama ve yeme-içme alanları olarak görür. Doğal gölün bir de gerçek sahipleri mevcut; Turnalar, yayınlar, ketaller, sazanlar apolyont’un kadın erkek balıkçılarına hayat verir. Her ne kadar sayıları vakit ilerledikçe azalsa dahi bereketlerini onlardan esirgemezler.

 

Zeytinbağı ( Tirilye ) : mudanya dağları’nın kuzey yamaçlarına bir kasaba kondurulmuş. Tirilye 19. yüzyıldan kalma kagir evleri, tarihi kiliseleri, geçmişindeki rum kültürünün havasını koruyan sokakları, 4 bir yanını kaplamış zeytinlikleri ve yüce çınar ağaçlarıyla bir vadiye yerleşmiş, marmara denizi’ne akmış. Eski yunancada “barbunya” balığı manasını taşıyan tirilye’adı, seneler evvel zeytinbağı diye değiştirilmiş.

Bir vadinin, etrafı zeytinliklerle çevrili 2 yamacındaki tirilye’nin kuruluşu korsanlardan korunmak arzu eden üç köyün birleşmesine ait bir rivayete dayanıyor. Korsanlardan korunan kasaba 1980 senesinde sit alanı ilan edilerek hepten güvence altına alınmış. Eski bizans kilisesinden devşirme fatih camii, tarihi hamam, iç duvarlarında meryem ana’yi sergileyen freskoları bulunan 13. yüzyılda yapılmış kemerli kilise ve eskiden kilise olarak kullanılmakta olup sanılan dindar evi tirilye’nin tarihi yapısını meydana getiriyor.

 

Uludağ: dorukları göklerde, zirvesi sisler içindeki uludağ kayak merkezi olarak tanınıyor. Ne yazık! Bu ihtişamlı dağ esas güzelliğini, beyaz ipek örtüsünden sıyrıldığı yaz aylarında seriyor. Uludağ 1961 ‘de milli park statüsüne kavuştu. Bünyesinde 791 tür çiçek barındırıyor ki bunların 104′ü Türkiye, 28′i uludağ için endemik. Anadolu’nun en yoğun kayın ormanları burda; Bin 500 metreden sonrasında yerlerini evvela iğneyapraklı ağaçlara, sonrasında da göknar ormanlarına bırakmakta. Bedri rahmi’nin resim yapmak için geldiği uludağ’da bu doğa karşısında “merhaba kekik!.. merhaba karamuk!.. merhaba kuzukulağı!..

yahu, bu boya kıtlığında bu kadar yeşili nereden buldunuz” diye haykırdığı bilinmekte. Bu güzellikleri sarıalan, Çobankaya, bakacak, karabelen, kirazlıyayla’da hissedebilmek olası. Belvi’de günbatımı apolyont gölü’nün uzaklardaki siması ilave edilerek seyredilirken, zirveye çıkanlar açık bir havada firuze renkli körfez ve koyları, marmara ve İmralı ada’ larını ve İstanbul’un siluetini görebilir. istanbul’dan sonrasında osmanlı eserlerinin en yoğunlaştığı kentlerdendir. Bursa orhan gazi devresinde osmanlıların başkenti, İstanbul’un fethinden sonrasında da sancak ve 19. yüzyılda vilayet merkezi oldu.

Gezilecek yerler

Arkeoloji müzesi: kültürpark’taki müzede bithynia ve mysia bölgelerinde bulunan eserler ile İÖ 3000 yılından bizans dönemi sonlarına ait eserler sergileniyor.

Türk İslam eserleri müzesi ( Yeşil medrese ) : bursa şehir merkezinde bulunan yeşil medrese, külliyesi ile beraber mimar hacı İvaz paşa tarafından 1414-1424 seneleri arasında yapıldı.

Atatürk müzesi: Çekirge caddesi üstünde Çelik palace oteli yanındaki müzede atatürk’ün kaldığı sürede kullandığı bütün eşyalar ile fotoları görülebilir.

Osmanlı evi müzesi: muradiye semtinde, ii. Murat külliyesi’nin karşısında bulunan ağaç ev, 17. yüzyıl süslemelerinin güzel ve karakteristik hususiyetlerini gösterir.

Yüce cami: sultan yıldırım bayezid tarafından 1396-1400 yıllarında yaptırılan caminin kuzey cephesinin köşelerinde kaidesi mermerden yapılmış ve üzeri tuğlalarla örülmüş 2 minare yer alıyor.

Yeşil cami: 1414-1424 seneleri arasında Çelebi sultan mehmet tarafından yaptırtılmıştır. Süslemede kullanılmakta olan firuze ve çinilerden ötürü “yeşil” ismiyle anılmaktadır.

Orhan bey camii: 1339 senesinde osmanlı sultanı orhan bey tarafından yaptırtılmıştır.

Muradiye ( ii. Murad ) Camii: muradiye semtindeki cami, sul-

Tan ii. Murat tarafından 1424-1426 yıllarında yaptırtılmıştır.

Yıldırım camii: bursa kentinde bulunan yıldırım bayezid tarafından 1390 1ı yıllarda yapıldı.

Türbeler: yıldırım türbesi, buyruk sultan türbesi, yeşil türbe, osman gazi türbesi, orhan gazi türbesi, hatuniye türbesi, Şehzade mahmut türbesi, kara mustafa paşa türbesi, hamzabey türbesi, cem sultan türbesi, Şehzade mustafa türbesi, mükrime hatun türbesi, geruş sinagogu: 16. yüzyıl başlarında inşa ettirilen sinagog, arap Şükrü sokağındadır.

Cumalıkızık evleri: cumalıkızık, osmanlı dönemi konut dokusunu şu ana dek koruyan bir köydür. Bursa’nın doğusunda bulunmaktadır. Osmanlıların bursa’da ilk yerleştikleri bölgelerden bulunan cumalıkızık, 180′i şu ana dek kullanılmakta olan, bazılarında ise koruma ve restore hazırlarının yapıldığı toplam 270 evden meydana gelir.

Uludağ: bursa’nın 36 km. Güneyinde yer alan uludağ, kampçılık, trekking ve günübirlik etkinliklere olanak sağlamaktadır.

Ulubat gölü ( Apolyont ) : göl bursa İzmir anayolunun kısa zamanda

Beraberinde yer almakta.

Karaçay deltası: marmara denizi’nin güney kıyısında yer alan delta, Önemli kuş alanı statüsünde.

Bayramdere ayı koruma bölgesi: bayramdere yöresi dünyanın tek ayı rehabilitasyon alanını bünyesinde yaşatmaktadır.

Nasıl gidilir?

Bursa İstanbul’a 243, Ankara’ya 382, İzmir’e 322 km

Denizyoluyla Yalova ve Mudanya üzerinden ulaşılabilir.

Konaklama

İl merkezindeki termal otellerin yanı sıra Uludağ Kayak Merkezi’nde de oteller bulunuyor.

Almira: 2242502020 / Çelikpalas: 2242333800 / Kervansaray Termal: 2242339300

Anatolia: 2242339400 / Dilmen: 2242339500 / Büyük Yıldız: 2242396990

 

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir